Çoklu Zeka Nedir? Zeka Türleri Nelerdir?

İnsanlar yaşamları boyunca zeka kapasitelerini anlama konusunda merak duyarlar. Çoklu zeka kuramı ve zeka türleri bireylerin kendilerini, öğrenme süreçlerini keşfetmeleri için yeni fırsatlar sunmaktadır. Hangi zeka türüne sahip olduğunu öğrenmek isteyenler için, yazımızda tüm detaylara yer verilmektedir.

Zeka, kişinin öğrenme, öğrendiğinden yararlanma, olası durumlara uyarlama ve farklı bakış açıları geliştirme yeteneğini ifade etmektedir. Zeka kavramı, zihinsel yeteneklerin bir arada ve uyumlu şekilde çalışarak, ortaya yeni beceriler çıkarabilme potansiyelini göstermektedir. Zeka gelişimi öğrenme becerileri ile doğru orantılıdır.

Ancak insanlar üzerinde yapılan araştırmalar, ilginç sonuçları ortaya koymaktadır. Örneğin müzik konusunda öğrenim gören bir insan, matematik alanında daha düşük zeka kapasitesine sahip olabilmektedir. Aynı şekilde matematik konusunda kendini geliştiren bireylerin, diğer alanlarda daha düşük potansiyele sahip olabilecekleri görülmektedir. Bu durum çoklu zeka kavramını gündeme getiriyor.

Çoklu Zeka Kuramına Yakından Bakış

Eğitim ve öğrenme sürecine yepyeni bir bakış açısı getiren “Çoklu Zeka Kuramı” Harvard Üniversitesinin bünyesinde çalışmalarını sürdüren Nöropsikolog Howard Gardner tarafından ortaya çıkarılmıştır. 1983 yılından başlayarak, üzerinde çalışmaları günümüzde de süren çoklu zeka kuramı, zeka kapasitesinin spesifik alanlarda nasıl gelişebileceğini net olarak göstermektedir. İnsanların mevcut zeka potansiyellerini bir üst seviyeye taşımayı amaçlayan çalışmalar, zeka türlerini de daha net olarak tanımlamaya yardımcı olmaktadır.

Howard Gardner insan zekasını “Bireylerin yaşamlarını sürdürdüğü çevre içerisinde, yararlı ve somut eylemleri hayata geçirebilme kapasitesi” olarak tanımlamaktadır. Çoklu zeka kuramı, kişilerin zekalarının tek bir açıdan ele alınmaması gerektiğini savunmaktadır. Çoklu zeka kuramının geliştiricisi olan Gardner yaptığı araştırmalar sonucunda, IQ testlerinin insan zekasını ölçümlemede yetersiz kaldığını görmüştür. Bu nedenle çoklu zeka kuramı günümüzde, zeka türlerini belirlemek ve bireylerin potansiyellerini ortaya çıkarmakta kullanılmaktadır.

Zeka Kapasitesini Etkileyen Faktörler

Bireylerin zeka türlerini incelemeden önce zeka kapasitesini etkileyen faktörleri ele almak gerekmektedir. Zeka kapasitesini şekillendiren temel üç etmen bulunmaktadır. Bunlar;

  • Katılım: Nörobilimciler zekanın doğuştan geldiğini ve katılım faktörü ile şekillendiğini belirtmektedir. Bir kişinin zeka kapasitesi, ebeveynlerinin zekaları ile ilişkilidir. Ebeveynlerden aktarılan genler, katılım yoluyla çocuklara geçer. Bir bireyin zeka seviyesi genellikle ebeveynlerinin biraz altında yada üstünde yer alır.
  • Doğum: İnsanlardaki zeka kapasitesini etkileyen bir diğer etmen de doğum faktörüdür. Zorlu geçen bir doğum, bebeğin zekasını olumsuz etkileme potansiyeline sahiptir. Aynı şekilde annenin hamileliği boyunca sağlıklı beslenmesi ve fiziksel ve zihinsel sağlığına önem vermesi, dünyaya gelecek bebeğin zekasını şekillendirmektedir.
  • Çevre: Yeni doğan bir bebeğin büyüme sürecinde, genlerinden aktarılan zeka kapasitesinin çevre faktörü ile gelişmesi gerekmektedir. Zihin bilimciler çevrenin insan zekasını ne ölçüde etkilediğini somut verilerle ortaya koyamasalar bile, çevre uyaranının zeka üzerinde etki yarattığı kesin olarak bilinmektedir.

Zeka kapasitesin %75’i bebeklerin dünyaya geldikten sonra ilk dört yıllarında oluşmaktadır. İnsan zekası bireyin 20 yaşına erişmesine kadar gelişim sürecini devam ettirmektedir. Bilişsel zeka ise insan yaşadığı sürece gelişim göstermektedir. Nöropsikolog Gardner tarafından geliştirilmiş olan, çoklu zeka kuramı içerisinde ele alınan zeka türleri ise aşağıdaki şekilde açıklanmaktadır.

Çoklu Zeka Kavramının İlkeleri

Çoklu zeka kuramına göre, insan zekasının farklı açılardan değerlendirilmesi ve sürekli gelişime teşvik edilmesi önerilmektedir. Çoklu zeka kuramı, her insana ait, çok daha kolay öğrenebildiği bir öğrenme yolunun mümkün olduğunu göstermektedir. Bireyler bu şekilde, öğrenmekte zorluk çektikleri alanlarda bile, daha az mücadele ile daha çok gelişim ortaya koyabilmektir. Eğitim ve öğretim süreci insan yaşadığı sürece devam ettiği için, zeka türlerini tanımak, bilmek ve bu doğrultuda hareket etmek, bireylere büyük faydalar sağlamaktadır. Çoklu zeka kuramının temel ilkeleri ise şöyle sıralanmaktadır.

  • Zeka öğretilebilen ve geliştirilebilen bir olgudur.
  • Her insana ait güçlü zeka alanları bulunur.
  • Her insana ait daha az güçlü zeka alanlarına rastlanır.
  • İnsanların zayıf zeka türleri doğru yaklaşım ile güçlendirilir.
  • Her insanın zekası tıpkı parmak izi gibi eşsizdir.

Zeka Türlerinin Açılımları

Nöropsikolog Gardner’a göre ayrıştırılmış çoklu zeka türleri aşağıdaki şekilde sıralanmaktadır.

  • Sözel / Dilsel Zeka
  • Mantıksal / Matematiksel Zeka
  • Görsel / Mekansal Zeka
  • Kinestetik / Bedensel Zeka
  • Ritmik / Müzikal Zeka
  • İçsel / Bireysel Zeka
  • Sosyal Zeka
  • Varoluşsal / Doğal Zeka

Sözel / Dilsel Zeka

Bu zeka türünde bireyler, dili etkin şekilde kullanabilir iken, kelimeler ve sesler ile düşünme eğilimi gösterirler. Dile ait daha detaylı anlamların kavranabilmesi, insanlar üzerinde ikna becerilerinin baskın olması, dil içerisindeki yapıların ayırt edilebilmesi, farklı yapılar oluşturulabilmesi sözel / dilsel zeka türüne sahip kişilerin ortak özelliklerindendir. Bu becerileri daha belirgin olan kişiler, öğrenim süreçlerini de aynı doğrultuda daha efektif gerçekleştirirler. Sözel / dilsel zeka türüne sahip bireylerin ortak özellikleri ise şöyledir.

  • Değişik kelimeleri, sesleri dinleme ve tepki verme eğilimi gösterirler.
  • Başka insanlara ait seslerin, dillerine ait üslupların farkındadırlar ve taklit edebilirler.
  • Bu kişilerin öğrenme yöntemi dinlemek, okumak, yazmak ve konuşmak üzerine işler.
  • Duydukları cümleleri dinleyerek, içsel yorum yaparlar.
  • Yaptıkları yorumları kendilerine özgü tarzda ifade edebilirler.
  • Okuduğunu anlama becerileri yüksek, hafızaları güçlüdür.
  • Farklı insan profilleri ve grupları ile en iyi şekilde iletişim kurabilirler.
  • Hitap yetenekleri güçlüdür.
  • Konuştukları zaman çevreleri tarafından ilgi ile dinlenirler.
  • Okumaya, yazmaya ve dinlemeye dair alanlarda kendi üsluplarını oluşturabilirler.
  • Kelime hazneleri geniş olup, dilbilgisi kurallarına vakıf olurlar.
  • Yabancı dil öğrenme konusunda da başarılıdırlar.
  • Roman, öykü, hikaye yazmayı sever.
  • Dinleme becerileri en yüksek zeka türleri arasındadırlar.

Mantıksal / Matematiksel Zeka

Bu zeka türüne sahip olan kişiler sayılarla çalışmayı severler. Muhakeme becerileri gelişmiş olan mantıksal / matematiksel zeka türüne sahip insanlar, tüme varım gibi teknik konuları düşünebilme yetenekleri ile ön plana çıkarlar. Soyut ya da sembolik problemlerin çözülmesi, kavram ve düşünce arasındaki ilişkilerin algılanması baskın becerileri arasındadır. Mantıksal / matematiksel zeka türüne sahip insanların ortak özellikleri ise şöyledir.

  • Neden / Sonuç ilişkisinin kurulmasında yüksek beceriye sahiptirler.
  • Somut kavram ve cisimlerin soyut hale dönüştürülmesinde ve ifade edilmesinde yetkindirler.
  • Mantıksal sorunların çözülmesi, onlar için oldukça kolaydır.
  • Bulmaca çözme, zeka oyunları oynama gibi hobileri vardır.
  • Hipotez kurma ve sınama eğilimi gösterirler.
  • Miktar ve ölçü tahminlerinde bulunmayı severler.
  • Grafiksel verileri yorumlama yetenekleri güçlüdür.
  • Bilgisayar programı hazırlama gibi becerileri gelişmiştir.
  • Grafiklerle, şemalarla ve şekillerle çalışmak onlar için önemlidir.

Görsel / Mekansal Zeka

Resim ve şekillerle düşünebilme kapasitesine sahip insanlar, görsel / mekansal zeka türüne sahip olurlar. Dışarıdaki üç boyutlu dünyayı algılamaları, şekillere, renklere ve dokulara yaklaşımları, bu zeka türündeki insanları diğerlerinden ayıran temel özelliklerdendir. Görsel / mekansal zeka türüne sahip bireyler, gördükleri ve algıladıkları görselleri sanatsal forma dönüştürme eğilimi gösterirler. Uzamsal zeka olarak da bilinen bu zeka türünün gelişimi, temel motor becerilerinin arttırılması ile başlamaktadır. Bedensel koordinasyon ve küçük kas gelişimleri görsel / mekansal zeka türünde daha hızlı ilerlemektedir. Bu zeka türüne sahip kişilerin ortak özellikleri ise şöyledir.

  • Görsel / mekansal zeka türündeki bireyler, görerek ve gözlemleyerek öğrenme gerçekleştirirler.
  • Yön ve yol bulma becerileri gelişmiştir.
  • Grafiklerin, diyagramların, haritaların ve görsellerin yorumlanması onlar için oldukça kolaydır.
  • Dinledikleri zaman hafızalarında oluşan hayaller ile resim ve obje oluşturma eğilimi gösterebilirler.
  • Öğrenme sürecinde aldıkları verileri hatırlamak için zihinsel resimler kullanırlar.
  • Resim yapmayı, çizmeyi, boyamayı severler.
  • Üç boyutlu şekillerle ve Legolarla uğraşmaktan keyif alırlar.
  • Origami ve maket çalışmaları ilgi alanlarına girer.
  • Öğrenme süreçlerindeki bilgi ve birikimleri görsel olarak sunma eğilimi gösterirler.

Kinestetik / Bedensel Zeka

Kinestetik / bedensel zeka türü, zihnin ve bedenin uyum içerisinde birleşmesi ve spesifik amaçlar doğrultusunda faaliyete geçirilmesini ifade etmektedir. Bu zeka türünde bedensel işlevler daha baskın olarak yerine getirilmektedir. Kinestetik / bedensel zeka türüne sahip bireylerin ortak özellikleri ise aşağıdaki şekilde belirtilmektedir.

  • Beden ve zihin koordinasyonunun efektif şekilde kullanılması
  • Sağlıklı yaşam rutinleri oluşturmaya gönüllü olunması
  • Fiziksel faaliyetlerde ve sorumluluklarda yüksek beceri gösterilmesi
  • Çevrelerini algılama yöntemlerinin dokunma ile gerçekleşmesi
  • Beden ve zihin dengesinin bariz şekilde yüksek olması
  • Dans etmek, spor yapmak gibi fiziksel aktivitelerde yenilikleri keşfetmeye meyilli olması
  • Oyunculuk, rol yapma gibi bedensel işlevlerin ön plana çıktığı alanlarda yer almaktan keyif alınması
  • Bireysel öğrenimden çok grup ve ekip çalışmalarının tercih edilmesi
  • Dinlemekten çok uygulamanın baskın olması
  • Grup gezileri, incelemeler, doğada vakit geçirmekten keyif alınması
  • Organizasyon becerilerinin gelişmiş olması
  • Yaşadıkları çevre koşullarına ve durumlarına karşı hassasiyet göstermeleri

Ritmik / Müzikal Zeka

Bu zeka türüne sahip insanlar, seslerle, notalarla ve ritimlerle düşünme eğilimi gösterirler. Değişik seslerin tanınması, farklı sesler keşfedilmesi ritmik / müzikal zeka türüne dahil olan bireylerin baskın özelliklerindendir. Ritmik / müzikâl zekaya sahip kişiler çevrelerinden iletilen sesleri ve müzikleri algılama, yorumlama kapasitesine sahiptir. Ritmik / müzikâl zekaya sahip bireylerin ortak özellikleri ise şöyledir.

  • Çevreden gelen tüm seslere karşı aşırı duyarlılık
  • Seslerin incelenmesi ve bu doğrultuda tepki verilmesi
  • Müziğin yaşamlarının her alanına entegre edilmesi
  • Seslere, notalara ve müzikal verilere özel bir şekilde ilgi duyulması
  • Sesleri ve müzikleri fiziksel hareketlerle birleştirme eğilimi gösterilmesi
  • Müzik enstrümanlarına karşı ilgi duyulması
  • Enstrüman çalma konusunda baskın yeteneklerin bulunması
  • Özgün müzik kompozisyonlarının oluşturulması
  • Ritim duygusunun gelişmiş olması
  • Duyulan her bir melodi ve müziğin mırıldanılmasından keyif alınması

İçsel / Bireysel Zeka

Bireylerin kendileri hakkında hissettikleri duyguları, düşünceleri fark edebilme kapasiteleri, bu zeka türünde daha yüksektir. İçsel / bireysel zeka, kişilerin yaşamlarını sürdürme, yaşamdan öğrendiklerini yorumlama, kendilerine özgü yaşam felsefesi oluşturma, yaşamlarını bu ilkelerle şekillendirme yeteneklerinin toplamını ifade etmektedir. Bu zeka türündeki bireyler hayal güçleri gelişmiş kişilerdir. İçsel / bireysel zeka türüne sahip kişilerin ortak özellikleri ise şöyledir.

  • Yalnız olmayı kalabalıklara tercih ederler.
  • Yaşam yolculuklarında karşılaştıkları her durumu ve deneyimi uzun uzun düşünme eğilimi gösterirler.
  • Kendi değerlerini ve anlayışlarını oluşturma potansiyeli taşırlar.
  • Gördükleri, duydukları ve algıladıkları her bir detayda, kendilerinden bir parça ararlar.
  • Bireysel duygu ve düşüncelerini çok iyi analiz ederler.
  • Kendilerini ifade etme şekillerini yazarak, resim yaparak yada diğer sanatsal faaliyetlerle ortaya çıkarırlar.
  • Ekip çalışmalarından ziyade, bireysel öğrenme süreçlerine önem verirler.
  • Yaşamsal motivasyonları hedefleri ve hayalleridir.
  • Kendileri hakkında düşünme, değerlendirme ve kişisel gelişimlerini sürdürme, onlar için hayati öneme sahiptir.

Sosyal Zeka

İnsan gelişiminin en önemli dinamiklerinden biri de sosyal zekaya sahip olmasıdır. Yapılan birçok araştırma zeka gelişiminin ve en efektif kullanımının, ikili ilişkileri sağlıklı bir şekilde yürütmekle mümkün olduğunu göstermektedir. Sosyal zeka türüne sahip insanlar, başka kişilerle oldukça kolay bir şekilde iletişim kurabilirler. Kitleleri yönetmek, yönlendirmek, ekip içerisinde uyumlu çalışmak sosyal zekası yüksek kişilerde görülmektedir. Bu zeka türüne sahip bireylerin ortak özellikleri ise şöyledir.

  • İkna becerileri gelişmiştir.
  • Her yaş grubundan insanla iletişim kurmaktan keyif alırlar.
  • Başka insanların duygu ve düşüncelerine karşı duyarlıdırlar.
  • Diğer kişileri konuşma tarzları ile kolayca etkileyebilirler.
  • Ekip çalışmalarından keyif alırlar.
  • Yeni fikirlerin oluşturulması ve yaratılması onlar için heyecan vericidir.
  • Yeni insanlar tanımaya, yeni kültürler keşfetmeye gönüllüdürler.
  • Erken yaşlardan itibaren toplumsal konularla ilgilenme eğilimi gösterirler.
  • Espri yetenekleri belirgin şekilde gelişmiştir.
  • Kendi duygu ve davranışlarının sonuçlarını değerlendirme kapasitesine sahiptir.
  • Diğer insanları ve davranışlarını kabul etme, hoş görme eğilimi gösterirler.
  • Yeni ortamlara uyum becerileri güçlüdür.
  • Liderlik ve yöneticilik kapasiteleri yüksektir ve organize etme konusunda yeteneklidir.

Varoluşsal / Doğal Zeka

Varoluşsal / doğal zeka, doğanın içerisinde barındırdığı canlıların merak edilmesi, tanınması için fırsat yaratılması, varoluşsal süreçler üzerinde düşünce yapılarının geliştirilmesini ifade etmektedir. “Doğa Zekası” olarak da tanımlanan bu zeka türündeki insanlar evrimsel süreçlere de ilgi duyarlar. Baskın zeka türleri varoluşsal / doğal zeka olan kişilerin ortak özellikleri ise aşağıdaki şekilde sıralanır.

  • Doğa içerisinde yer alan tüm canlılara karşı ilgi duyulması
  • Daha az bilinen canlıların isimlerine karşı araştırma yapma eğilimi olması
  • Çiçek ve bitki türlerine karşı da doğal bir merak geliştirilmesi
  • Değişik hayvan türlerini tanıma konusunda hevesli olması
  • Zooloji ve botanik konularına yatkınlık
  • Biyoloji, tıp alanlarının ilgi çekici bulunması
  • Dağcılık, kampçılık ve izcilik gibi aktivitelerden keyif alınması
  • Daha sık seyahat etme konusunda heyecan duyulması
  • Belgesel izleme eğiliminin yüksek olması
  • Doğanın insan grupları üzerindeki etkilerinin araştırılması
  • İnsanın doğaya yansımasının ve sonuçlarının kavranması

Zeka Türleri Nasıl Ele Alınmalıdır?

Nörobilimciler ve psikologlar, yaptıkları araştırmalarda ve yürüttükleri çalışmalarda bir ortak noktaya dikkatimizi çekmektedir. Bunun karşılığı da insan zekasının geliştirilebilir bir potansiyele sahip olduğu gerçeğidir. Zeka gelişimi genellikle çocuk yaşlarda daha hızlı olsa da insan yaşamı boyunca zekanın her yaşta geliştirilebilmesi söz konusudur. Zeka türlerinin kategorilere ayrılması, eğitim ve öğretim süreçlerinin çok daha işlevsel olmasını sağlamaktadır. Eğitmenler ve öğretmenler, bireylerin zihinsel becerilerine uygun olarak bilgi aktarımında bulunduklarında, alınacak sonuçlar da daha farklı olacaktır.

İnsanlar baskın zeka türlerini kavradıklarında ise gelişimlerini bu yönde sürdürme şansı yakalanmaktadır. Merak edilen bir konuyu öğrenmenin pek çok yolu bulunmaktadır. Zeka türünü belirleyen bireyler, öğrenmek istedikleri konuları çok daha eğlenceli ve kalıcı bir biçimde öğrenebilir hale gelmektedir. Gerek kişisel gelişim alanında gerekse akademik kariyerinde başarılı olmak isteyen insanlar, zeka türlerini anlama ve hayatlarına uygulama konusunda heyecan duymaktadır. Zeka türlerinin belirlenmesi ve bireyin hayatına adapte edilmesi, zor yoldan öğrenme deneyimlerine de son vermektedir. Çoklu zeka kavramı ve alt açılımı olan zeka türleri insanları sahip oldukları potansiyelleri hayata geçirebilmeleri konusunda teşvik etmektedir.

Yazar Hülya Ergün

2014 yılından beri kurumsal şirketlere sosyal medya hesap yönetimi konusunda destek vermekteyim. Content Writers Turkey (CWT) üyesiyim. Aynı zamanda, Türkiye’nin önde gelen içerik ajanslarında freelance olarak içerik yazarlığı yapmaktayım. Okumaya, araştırmaya, yazmaya ve yaratıcılığa açık her alana ilgi duyuyorum. Yoga ve meditasyon pratikleri ile enerjimi dengeliyorum.

guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments