En Çok İzlenen 10 Netflix Dizisi

En çok izlenen, en popüler, IMDb puanı en yüksek güncel 10 Netflix dizi önerisi yazımızın içerisinde sizi bekliyor!

Günümüz teknoloji çağı, yaşam rutinlerini ve televizyon izleme alışkanlıklarını değiştiriyor. Dijital platformların çeşitliliği, kullanıcılara tarzlarına göre seçim yapabilecekleri alternatifler sunuyor. Bunların içerisinde öne çıkan platformlardan biri de dünya genelinde milyonları bulan kullanıcı sayısı ile Netflix oluyor. 1997 yılında Reed Hastings ve Marc Randolph tarafından kurulan Amerika merkezli Netflix, bugün dünyanın 130 farklı ülkesinde hizmet veriyor. Netflix, aylık abonelik sistemi bulunan, ücretli kullanıcı paketleri olan, video akış platformu özelliği taşıyor. Netflix, gerek kendi yapımlarını, gerekse popüler dizi, film ve belgeselleri, en güncel şekilde içerik listesine ekliyor. Her yaş grubundan hedef kitlesi bulunan Netflix, özellikle Z kuşağının favori platformları arasına giriyor. IMDb puanlarına göre sıralanmış olan, en çok izlenen 10 Netflix dizileri ise aşağıdaki şekilde sıralanıyor.

  • Breaking Bad
  • Our Planet
  • The Last Dance
  • Sherlock
  • Friends
  • Black Mirror
  • House of Cards
  • Anne With an E
  • The Queen’s Gambit
  • Lucifer

Breaking Bad (IMDb Puanı 9.4  / 10) 

Twitter üzerinden gerçekleştirilen bir oylamaya göre, son 20 yıl içerisindeki en iyi diziler sıralamasında, Breaking Bad birinci oluyor. İlk bölümü 2008 yılında yayınlanmış olan dizi, beş sezon devam ederek 2013 yılında hayranlarına veda ediyor. Breaking Bad, Netflix’in en çok izlenen dizileri arasında da ilk sırayı alıyor. Başrollerini Bryan Cranston ile Aaron Paul ’ün paylaştığı ABD yapımı dizi,  New Mexico ’da çekimleri yapılan bir suç ve drama dizisi olarak karşımıza çıkıyor.  Dizinin ana karakteri Walter White (Bryan Cranston) 50 yaşlarında bir lise öğretmenidir ve yaşadığı maddi sıkıntılar nedeniyle, ek iş olarak araba yıkama şirketinde çalışmaktadır. Walter White, bir süre sonra ciddi bir hastalığa yakalandığı haberini alarak, oldukça kısa bir ömrünün kaldığı gerçeği ile yüzleşmektedir. Walter White’ın yaşamış olduğu süreçteki karmaşık duygular, geride bırakacağı ailesine yüksek meblağlarda para bırakma isteği uyandırır. Bir tesadüf, eski öğrencisi Jesse Pinkman (Aaron Paul) ile Walter White’ı bir araya getirir ve ikili Metamfetamin işine girmeye karar verir. Başarılı kimya öğretmeni Walter White, uyuşturucu sektörüne hakim eski öğrenci Jesse Pinkman bu şekilde yeni bir maceraya başlar. Walter White, hayatı boyunca dürüst, çalışkan ve iyi bir insan olmaya çalışmış ancak eline onun sonunu getirecek bir hastalıktan başka bir şey geçmemiştir. Biraz da kadere isyan duygularıyla hareket eden Walter White, bu noktadan sonraki seçimleriyle sadece ailesinin değil, birçok insanın da hayatını değiştirecektir.

Our Planet (IMDb Puanı 9.3  / 10)

Our Planet (Gezegenimiz) 2019 yılının Nisan ayında Netflix içeriklerine yüklendiğinden beri, en çok izlenen diziler arasında yer almaya devam ediyor. Belgesel dizi tarzında yayınlanan Our Planet, doğa belgesellerinden tanıdığımız Sir David Attenborough tarafından seslendiriliyor. Yönetmen koltuğunda Alastair Fothergill ’i gördüğümüz Our Planet ’in, Silverback Film ile “WWF” Doğal Yaşamı Koruma Derneği işbirliği ile hayata geçirildiği biliniyor. Our Planet (Gezegenimiz) belgesel dizisi, dünya üzerinde varlığını sürdüren en kıymetli canlı türlerinin yaşam formlarını ve hassas yaşam alanlarını seyircisi ile buluşturuyor. 8 bölümden oluşan Our Planet belgesel dizinin çekimleri 4K kamera teknolojileri ile gerçekleştiriliyor. Daha önce karşılaşmamış görüntü kalitesinde ve çözünürlüğünde sunulan belgesel dizi, Netflix’in en popüler dizileri arasında yerini alıyor. Our Planet belgesel dizisi, gezegenimizin canlı çeşitliliğini, renklerini ve birbirinden farklı formlarını görsel bir şölen haline getiriyor. Our Planet projesinin çekimleri 4 yıl sürüyor. 600 kişinin üzerinde kalabalık bir ekip ile, dünya genelinde tüm kıtaları içerisine alan 50 ülkede yapılan çekimler 3500 gün sürüyor. Çekimleri tamamlandığında ortaya çıkan sonuç, çekim ekibi dahil tüm izleyenleri büyülüyor. Our Planet belgesel dizisi Kuzey Kutbundan, Afrika’ya, dünyanın dört bir yanından gizemli görüntüleri izleyicisi ile buluşturuyor.

The Last Dance (IMDb Puanı 9.1  / 10)

Michael Jordan ve Chicago Bulls efsanesini yeni nesillerle tanıştıran The Last Dance, yönetmenliğini Jason Hehir’e ait olan, 2020 ABD yapımı bir belgesel dizi olarak karşımıza çıkıyor. The Last Dance ’ın konusu, Michael Jordan ’ın Chicago Bulls takımındaki son sezonu ve 1997 / 1998 yıllarında yaşadığı son şampiyonluğunu ele alıyor. The Last Dance, ESPN ile Netflix ortak yapımları olarak, 500 saatin üzerinde süren görüntülerin işlenmesi ile hazırlanıyor. Michael Jordan’ın basketbol hayatına dair çarpıcı detayları da içerisinde barındıran The Last Dance, Chicago Bulls takımı ile nasıl şampiyon olduklarını büyüleyici bir formatta sunuyor. Her profesyonel gibi Michael Jordan’ın da yaşadığı gerek kişisel gerek ailevi zorluklar, her şartta nasıl güçlü kalabildiğini gözler önüne seriyor. Michael Jordan’ı yakından tanımayı sağlayan en güçlü yapımlardan biri olarak gösterilen The Last Dance, izleyenleri kendine hayran bırakan bir yolculuğa davet ediyor. The Last Dance aynı zamanda yakın tarihimize tanıklık etme fırsatı da tanıyor. Chicago Bulls’un gelmiş geçmiş en iyi oyuncularından Phil Jackson’ın, Scottie Pippen ’ın, Dennis Rodman ’ın da hayatlarından kesitler barındıran The Last Dance, izleyenlere gerçek bir basketbol şöleni sunuyor.

Sherlock (IMDb Puanı 9.1 / 10) 

Başrollerini Benedict Cumberbatch (Sherlock Holmes) ve Martin Freeman (Dr. John Watson) paylaşmış olduğu Britanya yapımı dizi, 4 sezon ve 13 bölümden oluşuyor. Sherlock, oldukça geniş bir izleyici kitlesi bulunan dedektiflik, gerilim dizileri arasında yer alıyor. Dizinin ana karakteri olan Sherlock Holmes, kıvrak zekaya sahip, muzip bir dedektifi canlandırıyor. Sherlock, etrafında şahit olduğu olaylara, farklı bakış açılarıyla yaklaşıp çözmeye çalışan bir dedektif olarak karşımıza çıkıyor. Özellikle detay gözlemleri üst seviyede olan Sherlock’un, olayları aydınlatma ve çözme süreci de kendisi kadar enteresan detayları içerisinde barındırıyor. Dizi, Sherlock ve Dr. Watson karakterlerinin tanışarak, arkadaş olması ile başlıyor. Zaman içerisinde en iyi dost haline gelen ikili, aynı evi paylaşmaya karar veriyor. Tuttukları evin bulunduğu mahallede garip cinayetlerle karşılaşıyorlar. Bölge polisinin özel dedektif Sherlock’tan yardım istemesi ile birlikte heyecan verici bir serüven başlamış oluyor. Sir Arthur Conan Doyle’un kitabından uyarlanan dizi, dedektif Sherlock’un en yakın arkadaşı Dr. Watson ile olayları çözme biçimlerini çarpıcı bir şekilde işliyor. IMDb puanı 9.1 olarak belirtilen Sherlock, en çok izlenen 10 Netflix dizileri arasına girmeyi başarıyor.

Friends (IMDb Puanı 8.9  / 10) 

Bir dönemin unutulmaz dizilerinden Friends, günümüzde hala popülerliğini koruyan ve en çok izlenen diziler arasında sıralamaları zorlamaya devam ediyor. Yayınlandığı 1994 ile 2004 yılları arasında izlenme rekorları kıran Friends dizisinin, 6 yakın arkadaşın arasındaki dostluğu, kadın erkek ilişkilerine bakış açılarını eğlenceli bir dille aktardığı görülüyor. Friends dizisinin başrollerini ise Rachel Green karakteri ile Jennifer Aniston’ın, Monica Geller karakteriyle Courteney Cox ’un, Ross Geller karakteri ile David Schwimmer ’ın,  Phoebe Buffay karakteriyle Lisa Kudrow ’un, Joey Tribbiani karakteri ile Matt LeBlanc ’ın, Chandler Bing karakteriyle Matthew Perry ’nin paylaştığı görülüyor. Dünya genelinde milyonlarca kişi tarafından sevilen ve izlenen Friends dizisi, ABD yapımı “Sitcom” tarzındaki diziler arasında yer alıyor. Dizinin ilk bölümü Rachel Green karakterinin, düğününü terk ederek, New York’daki bir cafeye girmesi ile başlıyor. Cafede şans eseri çocukluk arkadaşı Monica Geller ile karşılaşan Rachel, ne yapacağını bilmez bir halde, eski dostunun evinde yaşamaya karar veriyor. Monica’nın arkadaş grubu ile tanışan ve mükemmel bir dostluk çemberine dahil olan Rachel, hayatına yeni bir başlangıç yaparken ihtiyacı olan desteği de yine bu dostlarından görüyor. Her bir karakterin kendine özgü tarzı ve kişiliği, aralarındaki ilişki, izleyenlere eğlenceli anlar yaşatıyor. Yakın zamanda “Friends: The Reunion” komedi belgeseli ile yeniden hayranlarının karşısına geçen ekibin bu içeriği de Netflix kullanıcıları tarafından merakla bekleniyor.

Black Mirror (IMDb Puanı 8.8  / 10) 

Netflix dizileri arasında, aldığı yüksek IMDb puanı ile ilk 10’a girmeyi başaran bir diğer dizi ise Black Mirror oluyor. 2011 yapımı bilimkurgu dizisi Black Mirror, teknolojik gelişmelerle ortaya çıkarılan olağanüstü buluşların, insanların en derin içgüdüleri ile çelişen yönlerini, yakın gelecekte geçen bir düzlemde seyircisine aktarıyor. Son zamanların en çok ilgi gören dizilerinden olan Black Mirror ’ün yapımcısı Barney Reisz olarak gösterilirken, dizinin yönetici yapımcılığını ise Charlie Brooker ile Annabel Jones yürütüyor. Black Mirror dizisi her bölümde farklı bir konu işlerken, insanlığa dair etik konuları ve ileri teknolojinin tasavvurunu gözler önüne seriyor. Dizide ayrıca, kısmen daha uzak gelecekte icat edilecek olan teknolojik ürünler için demonstrasyon da yapılıyor. Birbirinden bağımsız bölümlerle ilerleyen dizi, konu çeşitliliği ile de izleyicilerin ilgi odağı olmayı başarıyor. Dizinin bu özelliği, bir bölümü kaçırmayı sorun olmaktan çıkarırken, farklı bir bölümde işlenecek temanın merak uyandırmasını da sağlıyor. Ancak dizi de işlenen genel bir tema da bulunuyor. Bölümlerin ortak noktası ise teknolojinin öngörülemeyen ve günümüzde var olmayan versiyonlarının kullanımını içeriyor.

House of Cards (IMDb Puanı 8.7  / 10)

Netflix içerikleri arasında başyapıt olarak gösterilen House of Cards, politik drama türünde çekilen dizilerden biri oluyor. House of Cards enteresan öğeler barındıran konuları ile oldukça kısa bir sürede, geniş hayran kitlelerine ulaşıyor. Michael Dobbs ’a ait aynı isimli romandan uyarlanan dizi, ilk sezonu ile 9 farklı dalda Emmy ödülüne aday gösteriliyor. Siyasi konuların sahne arkasında dönen entrikalarını, en heyecan verici şekilde işleyen dizi, 6 sezon, 73 bölümden oluşuyor. Dizinin ana karakterini hepimizin yakından tanıdığı oyuncu Kevin Spacey “Frank Underwood” karakteri ile canlandırıyor. Dizinin konusunu ise Demokratik parti kongre üyesi Frank Underwood ve çevresinde gelişen siyasi olaylar oluşturuyor. ABD Dışişleri Başkanlığına aday olan ancak yerine başkası seçilen Frank Underwood, siyasi yaşamı için yeni plan hazırlıyor. Bu plan çerçevesinde gelişen olaylar zinciri, heyecan verici detaylarla izleyici ile buluşuyor. İlk bölümü 2013 yılında çekilen ve 2018 yılında final yapan dizinin, oyuncu kadrosu ve senaryosu ile efsanevi diziler arasında yer alması şaşırtıcı olmuyor. Siyasi başarısı için entrika planlarını en uçlara taşıyan Frank Underwood karakteri, bir insanın hırsları uğruna neler yapabileceğini gözler önüne seriyor.

Anne With an E (IMDb Puanı 8.7  / 10) 

Farklı bir dizi arayışında olanlara hitap eden Anne With an E, Netflix ’in en beğenilen içerikleri arasında gösteriliyor. Lucy Maud Montgomery ’nin 1908 yılında yazmış olduğu “Anne of Green Gables” adlı kitabın uyarlaması olarak karşımıza çıkan dizi, 3 sezon sürüyor. ABD ve Kanada ortak yapımlarından biri olan Anne With an E, izleyicisini içerisine çeken, drama türünde dizi niteliği taşıyor. Dizinin ana karakteri olan Anne, ailesini sonsuzluğa uğurladıktan sonra, bir süre amcası ve yengesi ile yaşamaya başlıyor. Anne amcasını da kaybedince, yengesi ile beraber şehir dışında bir kasabada, hizmetçi olarak çalışmaya başlıyor. Sonrasında yetimhaneye verilen ve orada da ilginç deneyimler yaşayan Anne, tüm bu süreçte farklı kişiliği ile dikkatleri çekiyor. Her zaman her konuda bir bilgisi bulunan Anne, sıradışı karakteri ile çoğu zaman arkadaşları ve çevresi tarafından dışlanıyor. Bir tesadüf sonucu Cuthbert kardeşlerin evine yolu düşen ve onların evlatlığı olan Anne, sonunda hep aradığı sıcak bir yuvaya kavuşuyor. Dizinin ilerleyen bölümleri Anne’nin birbirinden ilginç maceraları ile şekilleniyor. Yaşadığı her zorluğu ve sorunu, sınırsız hayal gücü ve üstün zekası ile çözen Anne, hepimize hayatta nasıl güçlü olabileceğimizi ve güçlü kalabileceğimizi gösteriyor.

The Queen’s Gambit (IMDb Puanı 8.6  / 10) 

Yazar Walter Tevis ’in aynı isimli romanından uyarlama yapılarak çekilen The Queen’s Gambit dizisi, Netflix’e geldiği 23 Ekim 2020 tarihinden itibaren listeleri zorluyor. Sadece 6 bölümden oluşan mini dizinin senaristliğini Scott Frank yapıyor. Dizinin ilk bölümü 1950’li yıllarda, ailesini kaybeden ve bir yetimhanede yaşamaya başlayan küçük kızın hayatından kesitleri içeriyor. Dizide Beth Harmon karakterini, müthiş oyunculuk performansı ile Anya Taylor-Joy canlandırıyor. The Queen’s Gambit ’in ana karakteri olan Beth Harmon, kaldığı yetimhanede farklı davranışları ile kendi yaş grubundaki arkadaşlarından ayrılıyor.  Yaşadığı yetimhanedeki bir görevliden satranç oynamayı öğrenen Beth Harmon’un zaman içerisindeki tek tutkusu bu oluyor. Küçük kızın yıllar içerisinde gelişen üstün satranç yeteneği, çevresindeki herkes tarafından ilgi çekiyor. Katıldığı her satranç oyununu kazanarak, müthiş bir performans sergileyen Beth Harmon ’un, yaşadığı bağımlılıklarla da mücadele etmesi gerekiyor. 8 yaşında başlayan satranç yolculuğunu 20 yaşına kadar sürdüren ve küçük bir kızın hayata tutunma hırsları ile neler yapabileceğini ortaya koyan dizi, hayranları tarafından büyük ilgi görüyor. IMDb puanı 8.6 olarak belirlenen The Queen’s Gambit, Netflix’in en çok izlenen 10 dizisi arasına girmeyi başarıyor.

Lucifer (IMDb Puanı 8.2  / 10)

Tom Kapinos ’un yaratmış olduğu dizi, canı sıkılan ve mutsuz olan “Cehennemin Efendisi” olarak tanımlanan Lucifer ’in, dünyevi yaşama sıçrama yapması ile başlıyor. Dizinin ana karakteri olan Lucifer ’i Tom Ellis canlandırıyor. Lucifer, hayranları tarafından gelmiş geçmiş en yakışıklı, seksi ve sempatik karakter olarak gösteriliyor. Dizinin ilk bölümleri, Lucifer ve ruh işkencecisi, aynı zamanda en iyi arkadaşı olan Mazikeen ’in (Lesley-Ann Brandt) melekler şehri olarak gösterilen Los Angeles’a yerleşmesi ve bir gece kulübü açması ile başlıyor. Sadece elit kişilerin alındığı lüks gece kulübü Lux’un işletmeciliğini, kadınlarla ilişkisi oldukça iyi olan Lucifer yürütüyor. Lucifer’ın yeni hayatı, ekstrem partiler, çılgın eğlencelerle sürüyor. Mekanının hemen yakınında işlenen bir cinayet, Lucifer ve özel dedektif Chloe Decker’ın (Lauren German) tanışmasına vesile oluyor. Sıra dışı hayatı ve kadınlar üzerindeki müthiş etkisi ile Lucifer, dedektif Chloe ’yi de şaşırtmayı başarıyor. İkili önce cinayet soruşturması için bir araya gelirken, süreç içerisinde kendilerini iş ortağı olarak buluyor. Lucifer’ın cinayetlerin çözülmesinde danışman olarak dedektif ile çalışması, içgüdüsel adalet duygularını yeniden ortaya çıkarıyor. Geldiği dünyevi yaşamdaki adaletsizlikleri gören ve bunları iyileştirmek adına en yakın arkadaşı Mazikeen ile olağanüstü deneyimler yaşayan Lucifer’ın, her bölümü heyecan ile takip ediliyor.

Yazar Hülya Ergün

2014 yılından beri kurumsal şirketlere sosyal medya hesap yönetimi konusunda destek vermekteyim. Content Writers Turkey (CWT) üyesiyim. Aynı zamanda, Türkiye’nin önde gelen içerik ajanslarında freelance olarak içerik yazarlığı yapmaktayım. Okumaya, araştırmaya, yazmaya ve yaratıcılığa açık her alana ilgi duyuyorum. Yoga ve meditasyon pratikleri ile enerjimi dengeliyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir